meczub'un köşesi...

blog'a geri dön

8 yorum var - 26 Mayıs 2008 13:28

biliyorum, daha en baştan insanların yalanlaması çok mümkün ve çok fazla tepki alacak bir çıkarım bu.

garip tanım : ortaya boşuboşuna atılamayacak, atıldığında ispatlanması gereken bir önerme.

şimdi ben de bunu yapmaya çalışacağım, kaynak olarak tabii ki kuran-ı kerim'i kullanacağım.

öncelikle kuran-ı kerim'in mekke ve çevresinde oturanlara indirildiğini iddia etsek, abes kaçmayacaktır herhalde:

--- spoiler ---

6-en'am: 92 - bu kitap (kur'ân), kendinden önceki kitapları tasdik eden, şehirler anası (mekke) halkını ve çevresindeki bütün insanlığı uyarman için indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. ahiret gününe iman edenler bu kitab'a da iman ederler ve onlar namazlarına da devamlıdırlar.

42-şura: 7 - böylece biz sana arapça bir kur'ân indirdik ki, şehirlerin anası (olan mekke) halkını ve etrafındakileri uyarasın ve hakkında hiç şüphe olmayan kıyamet gününün dehşetinden onları korkutasın. bir grup cennettedir, bir grup da cehennemdedir.

--- spoiler ---

ben cahil ve bilgisiz olabilirim. tamamıyla yanlış yorumluyor da olabilirim. ama rab kitabını sadece hocalar ve alimlerin değil, okuma yazma bilen tüm kullarının okuyacağını düşünmüştür mutlaka.
ve eğer gizli bir anlam yoksa bu âyetlerin içine saklanan, bu iki âyet de bir delil olacaktır islamiyet'in sadece mekke ve çevresi için indiğine.

tabii sadece o anlam çıkmıyor, allah hz. muhammed'den gönderdiği kutsal kitap vesilesiyle mekke halkını korkutmasını istiyor.

tabii sadece bu iki ayete bakarak kuran-ı kerim'in araplar için indiğini kabul etmek istemeyebiliriz. o zaman bir kaç ayete daha başvurmak gerekir :

--- spoiler ---

43-zuhruf: 43 - öyleyse sen, sana vahyedilen kur'an'a sarıl. şüphesiz ki sen doğru bir yol üzerindesin.

43-zuhruf:44 - doğrusu o kur'an, senin için de, kavmin için de bir öğüttür ve siz ondan sorguya çekileceksiniz.

--- spoiler ---

burada senin ve kavmin ile işaret edilenin tüm dünya halkları olduğuna inanmak pek de olası değildir.
öyle olsaydı kavmin kelimesi kullanılmazdı. ya da en azından hz. muhammed'in herhangi bir kavme mensup olmaması gerekirdi.

yine kuran-ı kerim'in sadece bir kavime, daha önce uyarılmamış "bir" kavime geldiğine işaret eden bir başka âyete bakalım:

--- spoiler ---

32-secde:3 - yoksa onu (muhammed) uydurdu mu diyorlar? hayır, o senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi korkutman için, rabbin tarafından gelen bir haktır. gerek ki, hidayeti kabul ederler.

--- spoiler ---

burada ayetin sadece kavme değil, o kavimin içerisindeki hz. muhammed muhaliflerine gönderildiğini görüyoruz.
ve ne yazık ki burada rab, barış ve sevgi dinini yayarken kavim mensuplarını "korkutmayı" tercih ediyor. tıpkı şura 7'de yaptığı gibi.

tabii bir başka işaret daha var ki, o işaret bize allah'ın her kavme kendi peygamberini gönderdiğini söylüyor. bu durumda hz. muhammed sadece araplar'ın peygamberi midir? yoksa biz allah'ın sapkınlığa bırakmayı tercih ettiklerinden mi oluyoruz?

--- spoiler ---

14-ibrahim: 4 - biz, her peygamberi, ancak bulunduğu kavminin diliyle gönderdik ki, onlara apaçık anlatsın. bu itibarla allah dilediğini sapıklıkta bırakır, dilediğini de hidayete erdirir. o her şeye galibdir, hükmünde hikmet sahibidir.

--- spoiler ---

burada dikkat çeken bir şey daha var. her peygamber bulunduğu kavmin diliyle geliyor.
yani sonuç olarak bugün biz dünya halklarının elinde öztürkçe/zazaca/kürtçe/ermenice/italyanca/ispanyolca/... kutsal kitaplarımız yoksa, bu bizim hatamızdır. bizim de kendi peygamberimiz ve dinimiz vardı aslında, ama görünen o ki biz onları geri dönüşsüz birşekilde kaybetmişiz..

hayır, eğer geçerliliğini yitirdikleri için kayboldularsa, neden hristiyanlık ve musevilik de aynı şekilde kaybolmadı?

bu konuda bir yazılı kaynağı olan varsa, lütfen paylaşsın benimle. benim kuran-ı kerim'de önceliğe araplar'ın sahip olduğuna dair bir başka referansım daha var, buyrun :

--- spoiler ---

41-fussilet: 44 - eğer biz onu yabancı dilden bir kur'ân yapsaydık onlar mutlaka: "bu kitabın âyetleri genişçe açıklanmalı değil miydi? arap bir peygambere yabancı dil, öyle mi?" derlerdi. sen de ki: "o, iman edenler için bir hidayet ve şifadır." iman etmeyenlerin kulaklarında ise bir ağırlık vardır. kur'ân onlara göre bir körlüktür. sanki onlar uzak bir yerden çağrılıyorlar (da duymuyorlar).

--- spoiler ---

evet, burada allah kuran-ı kerim'i neden arapça gönderdiğini izah ediyor. peygamberi sıkıntı yaşamasın, sorulara verecek cevabı olsun diye bir ayet gönderiyor. üstelik "arap bir peygambere yabancı dil" diyenlerle empati kuruyor, bu vesileyle peygamberin arap olduğunu da kabul ediyor.

ama allah yüzyıllar sonra neden türkçe/zazaca/kürtçe/ermenice/bulgarca/italyanca/lakhota dilinde/japonca/ingilizce/almanca göndermediğini soracak kullar için bir cevaba gerek görmüyor. çünkü o her kavme kendi peygamberini ve kendi dilinde kitabını gönderiyor zaten.

aslında entry tam burada ve bundan bir önceki cümlede bitti. ama dayanamayıp bir iki söz daha sarfetmem gerekiyor :

bunun aksini iddia etmeye hakkınız var tabii, yok demiyorum, diyemem de.

kuşkusuz bunun için kuran-ı kerim'den deliller de bulabilirsiniz. hatta ben bir iki tane sunayım :

--- spoiler ---

4-nisa: 174 - ey insanlar! size rabbinizden bir delil (muhammed) geldi ve size apaçık bir nur indirdik.

7-araf: 158 - de ki; ey insanlar! ben sizin hepinize allah'ın resulüyüm. o allah ki, göklerin ve yerin bütün mülkü o'nundur. o'ndan başka hiçbir ilâh yoktur. öldüren de, dirilten de o'dur. bundan dolayı gelin, allah'a ve resulüne iman edin. allah'a ve allah'ın bütün kelâmlarına iman etmiş bulunan o ümmî peygambere, evet ona uyun ki, hidayete erebilesiniz.

--- spoiler ---

fakat şüphesiz ki, el değmemiş ve bozulmamış olan son kitabın çelişkili olduğunu söylemek ne sizin ne de benim haddime düşer.

öyleyse ya benim gösterdiğim onca ayet başka bir şeye işaret ediyor, ya da son iki âyet'te bahsi geçen insanlar tüm insanlar değillerdir.

eğer başka bir şeye işaret ediyorsa bu konudaki açıklamaları okumaktan memnuniyet duyacağım.
kuran-ı kerim'i ve âyetlerini ihlal etmeyen ve çelişki oluşturmadan bir karşı örnek açıklanana kadar, bu önerme doğruluğunu yitirmeyecektir.

eğer bahsi geçen insanlar tüm insanlar değilse, bu benim önermemi zaten doğrulamış olacaktır.

quod erat demonstrandum

notlar : http://www.kuranikerim.com sayesinde tamamladığım bu entry'de kaynak olarak elmalılı muhammed hamdi yazır'ı seçtim.
isteyen diyanet işleri başkanlığı'nın meali ile de kontrol edebilir.

---------------------------------------------------

Tartışmalar nedeniyle yazılan bir başka entry :

kuran'ın kutsal olduğu ve indirildiği kur'andan yola çıkılarak varsayılmış iddia.

yani işin özünde, bu entry'i yazan yazar, kendi yaşantısına dahil etsin/etmesin, savı ortaya koyabilmek için belli aksiyomlar yaratıyor, -ki kimsenin yabancı olduğu aksiyomlar değildir bunlar, bir buçuk milyon müslüman'ın kabul ettiği aksiyomlardır.

nedir bunlar?

1- kur'an allah kelamıdır.

2- kur'an çelişkisizdir.

aksiyom bir üzerinden ufak iki teoriyi ispat ederiz:

i) kur'an allah tarafından indirilmiştir.

ii) kur'an kutsaldır.

dolayısı ile iddia, ortaya sürme şekli ile ters köşeye yatmış olmayacaktır.

orada hedef kitle, kur'an'a yukarıdaki aksiyom çerçevesinde yaklaşan ve bu entry'de geçen ve geçmeyen tüm kutsallık teorilerini kabul eden kitledir.

---------

ya da bir başka deyişle indirildiğini kabul etmek çelişkiye düşürmemektedir, zira yazar aslında şöyle demektedir bu yorumlara :

"indirilme retoriğini kur'an retoriği içinden kuruyorum. yoksa ben indirildi falan demiyorum. kuran söylemi içinden yola çıkarak ondan örneklerle sadece araplara indirildiği mevzusunu irdeliyorum. kuran'a göre kendisi indirilmiş zaten!"

---------

akla başka bir çok iddiayı getirebilir:
(bkz: allah bulgarlara peygamber ve kitap gondermemistir)
(bkz: allah slavlara peygamber ve kitap gondermemistir)
(bkz: allah japonlara peygamber ve kitap gondermemistir)
(bkz: allah ainura peygamber ve kitap gondermemistir)
(bkz: allah italyanlara peygamber ve kitap gondermemistir)
(bkz: allah kızılderililere peygamber ve kitap gondermemistir)

kısaca :
(bkz: allah x'e peygamber ve kitap gondermemistir)

bu başlık ile türkler/kürtler/lazlar/çerkezler/bulgarlar/yunanlar/... arasında bir ikilik yaratılması amaçlanmamıştır.

biçem değil içeriğe yoğunlaşılırsa, sorulması gereken diğer asıl soruya ulaşılır: madem tanrı her kavme bir peygamber gönderdi ve böylece onlara onların dilinde kendini ifade etti, neden bugün onlara dair yazılı hiçbir belge yok? eğer o kavimler de günahkarlıkları nedeniyle yokedildilerse, bugüne ulaşan bu kadar kavim nasıl kaldı? eğer yokedilmedilerse kitapları nerede?

--- spoiler ---

14-ibrahim: 4 - biz,her peygamberi, ancak bulunduğu kavminin diliyle gönderdik ki, onlara apaçık anlatsın. bu itibarla allah dilediğini sapıklıkta bırakır, dilediğini de hidayete erdirir. o her şeye galibdir, hükmünde hikmet sahibidir.

--- spoiler ---

dolayısıyla, iddia edildiği gibi burada bir üste çıkma çabası yoktur. burada aslında sorular sorulmuş ve sordurulması amaçlanmıştır.

çünkü eğer işaret edilenler doğruysa, kayıp bilgi/peygamber ve kitapların nerede olduğu sorulmalıdır.
doğru değilse, neden doğru olduğu varsayılan, bozulmadığı varsayılan bir kitapta yer almaktadır?

ayrıca semavi dinlerin sonuncusu olduğu ve tüm yaşyanlara gönderildiği iddia edilen/varsayılan bir dinin kutsal kitabında,

--- spoiler ---

106-kureyş

kureyş'e cahiliye devrinde verilen bazı imtiyazlardan bahsettiği için bu adı almıştır. tîn sûresinden sonra mekke'de inmiştir, 4 (dört) âyettir.

rahmân ve rahîm (olan) allah'ın adıyla.

1. kureyş'e kolaylaştırıldığı,

2. evet, kış ve yaz seyahatleri onlara kolaylaştırıldığı için ,

3. onlar, şu evin rabbine kulluk etsinler,ki,

4. kendilerini açlıktan doyuran ve her çeşit korkudan emin kıldı.

--- spoiler ---

kureyş suresi ve ayetlerinde yer aldığı gibi 1500 yıl önce kureyş'e sağlanan imtiyazların anlatılmasının bugünün dünyasında ne işe yaradığı, ne anlattığı tabii ki sorulacaktır.

her ne olursa olsun, soru sormayı ve sorgulamayı yersiz enerji sarfiyatı olarak görmek/addetmek, düşünme eylemini gereksiz görmektir.

ve bu durumda asıl yersiz olan, böylesi bir yaklaşımdır.

http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=kuran+i+kerim+sadece+araplar+icin+inmistir%2F%40elsanin+mecnu

genel olarak konuşayım...

Bir insanın böyle bir şeyi iddia etmesi için ve bu iddiasını ispatlama cüretine girişebilmesi için bu bloğun en az 500 sayfalık bir kitaba eşit olması gerekir.

değil değil mi?
değil görüyoruz

ikinci olarak ayetler her kendini internetten dolayı ermiş zanneden türk evladının yaptığı gibi "entry" muamelesi görmüştür
Halbuki kuranı kerim günlük ve anlık olarak girilmiştir dünyaya
ki öyle bilgisayar başında oturup yakın temas olmadan entry girmeye hiç benzemez
Ki akıl da zaten bu yüzden yetersiz görülür Allah yolunda!
(Bak ünlem koydum önemli diye)

Şimdi burada sorulabilir "Allah bizim bilmediğimiz deneyimlemediğimiz işlere karışmamamızı istiyor peki ama Allah kendisini tanıyabilmemiz için neden bizden bu kadar zor şeyler istiyor ve yaratıyor"

bana göre bunun cevabı "siz asalaklarsınız"dır
çünkü herşey bir entry rahatlığında gidiyor hayatınızda.
He bir entry insanı delirtemez mi? evet delirtir? cehenneme de gönderebilir elbette.
Ama bu entryler asla bir ilim vermez insana çünkü ilim bir matematik değildir ve külli aklı gerektirir.
yoksa "ayetler üzerinde şunu şunla çarptım şuna böldüm ama zaten sonuç çıkmıştı ne enteresan" gibi yetersiz bir akılla ancak insanların siniri bozmuş ve günahlarına girmiş ve külli aklın üzerinde bulunan o saf imanı rahatsız etmiş olursunuz

peygamberliğin ne demek olduğunu bilememek ve onu bir devrimci lider sanmak ayrı bir lakayitliktir





Şimdi bak bu yazdıklarımda "gençler" dediğim için tüm gençler olarak algılanıcak fakat "kadın şeytandır" denildiğinde aynı şey anlaşılmayacak hey hat

Allah'ım sen akıl fikir ve işlerini anlayabilecek bir cezbe yarat bu gençliğe, bizleri affet, cahilliğimizi affet

jonasclean  26 Mayıs 2008 22:40  

kur'an-kerim tüm insanliğa hitap eder ..ama insanlık işine gelmediği yerlerde ahkam keser ..asırlar öncesinde denizlerdeki gel-git olayından,gökyüzündeki yıldızlardan...ve daha nice bilim ve ilmi içinde barındıran bi kitabın bu yönlerini anlamak için kafa yorulsaydı insanlık bu kadar aptal kalmazdı...bu işler bu kadar basit olmamalı..yazık..

PUDUHEPA  27 Mayıs 2008 00:18  

elsanin mecnunu

okudun anlamaya çalıştın mı beni elsanın macunu ? yoksa dünyada idrakin yanabilir diye korktun da beni ön yargılayıp anlamaya gayret etmedin mi ?

jonasclean  27 Mayıs 2008 04:37  

cok guzel derli toplu bi yazi olmus. ayrica jonas dikkat ettim de yine kiviriyorsun hocam, halbuki verilen ayetler gayet acik, yok siz asalaksiniz, anlamazsiniz falan fistan demenin pek manasi yok.

ulusalci  27 Mayıs 2008 11:43  

aslıdna sadece araplar ıcın dmeıyelım, konunun aslı o zamanlarda araplar cok pıslık ıcerısnde yasayan ınsanlardı ve araplara gonderıldı. baska ırklar varmıydı o kadar kotu yasayan bılemem. Pekı sunu sormak ısterım sızlere

'' Madem en son kitap ve en doğru kitap Kuran-ı Kerim. Neden ilk gönderilmedi.'' Hiç yoktan bu kadar bozulmuşluk olmazdı.

metabolic  27 Mayıs 2008 11:46  

metabolic

bozulmaya doğru orantılı geliyor
eğer senin dediğin gibi yapsaydı daha doğduğun anda idrak verirdi insana ama görüyorsun bebekten süt dökmüş kediyiz büyüynce oluyor ne oluyorsa gibi
bu bütün insanlık olarakda böyle
mesela daha önce en eskiden kavimlere gönderiliyordu
çünkü insanlar daha henüz sosyal olarak bugünki gibi gelişmemişti
ne zaman bütün dünya şimdiki gibi (mesela internet,televizyon,iletişim araçları) tek bir ümmet tek bir topluluk olma yoluna girdi o zaman en son kitap doğal olarak bütün insalığa indi
anlatabildim mi?
anlayabildin mi?
neden kavme inmediğini neden bütün insanlığa hitap ettiğini taa o zamandan
ki en son din olmasının sebebi de budur
çünkü dediğim gibi artık kavim kavim göndermeye gerek kalmayacaktı gelişen sosyallikten dolayı
tekrar edeyim mi neden sonuncu ve neden bütün insanlığa gönderildi?
daha anlamadıysanız ben buna asalaklıktan başka bir şeyin sebep olabileceğini düşünmüyorum
çünkü hem çok açık hem de bildiriliyor

jonasclean  27 Mayıs 2008 15:19  

ya senin müslümanlarla ne alıp veremediğin var kuran yok böyle yok şöyle yazıyorsun niye incili tevratı zebur u da eleştirmiyorsunda sadece kuran'ı kerim i takıyorsun bu kadar bu sosyoda senin gibi adi adam çok hiçbiri başka dinlere değil sadece islamiyete kafayı takıyor bak biz müslümanlar hiçbir din için ileri konuşmayız onlarada inanırız kuranı kerim gendinden önceki dinleri fesh etti ve son din bu dedi bizim diğer dinlere ve peygamberlerine saygımız ve inancımız var bizler böyleyken sizler ne alıp veremediğiniz var islamiyetle kuranı kerimimizle peygamberimizle kimlerin beyinlerini yıkamak istiyorsunuz
ancak sizin gibi cahiller kanar yada yolunu sapıtır lütfen kendinize gelin burası sanal bir alem olsada her hangi bir dini hele hele islamiyeti ağzınıza bile almayın yok kuran şöyle yazıyor yok böyle yazıyor gel ben sana neler yazdığını izahlı olarak anlatayım incili tevratın orjinalliğini bozdunuz ama gücünüz kuranı kerime yetmez onu allah koruyor ve kolluyor çoğumuzun herbir noktası dahil beyinlerde ezberde ilk günden beri duruyor siz öyle böyle yazsanız ne olur birkaç tane sütü bozuğu yanınıza çekersiniz en fazla.
yalnız şunu unutmayın yeriniz dibsiz cehennemde ayrılmış vaziyette bunu her müslüman bilir ve inanır.
senin yaşayacağın bilemedin 100 sene ya sonrasını hiç düşündünmü ya bizm dinimiz son dinse ve sende onu bu derece karalamayla hayatının son demine varıp öte aleme gittiğinde halinin nice olacağını düşündünmü bak allah sana herşeyi doğru tartıp biçesin diye akıl fikir düşünce vermiş şunu birazda diğer olasılığa göre çalıştır ey allahın kulu çalıştırda hatalarını gör yukarıda jonasclean arkadaşımız yeterli açıklamayı daha nazik bir dille anlatmış yani sen kendin yapıp kendin yemişin aklına göre yorumlar çıkararak saçmalamışın lütfen düşün düşünki bu saçma sapan karalamaların için yaradandan affını dile belki affeder ama o affese bilesin öte alemde cehennemin en kızgın ve dip yerine ben seni iteleyeceğim
yani ben affetmeyeceğim eline yüzüne bakan efendi der ama için kararmış sana tavsiyem kuran'ı kerimin nuruyla aydınlatmağa çalış hoş aydınlanmazda öte alemlerde vayki vay haline allah sana acısın aciz veciz ve biçare kardeşim işin iş.
mümkünse şu islamiyete saldırıcı yazılarını yok et bak hiçbir müslüman evladı hiçbir dine saldırmaz ve ahkam kesmez.
lütfen yazı ve yorumlarını dünyasal ahenklerine ve zevklerine göre ayarla............................................

xcoco  16 Eylül 2008 23:46  

"Buna karşı onlardan bir ücret de istemiyorsun; O Kur'an bütün ancak ilahi bir uyarıdır." Yusuf 104

"Furkan'ı bir uyarıcı olsun diye, kuluna indiren (Allah) ne yücedir!" Furkan 1

"Biz onu arapça bilmeyenlerden birine indirseydik ve o da bunu kendilerine okusaydı yine buna inanmazlardı."

"İşte, o , Allah'ın doğru yola ilettiği kimselerdir. (Ey Muhammed!) Sen de onların tuttuğu yola uy. De ki: "Bu tebliğe karşı sizden bir ücret istemiyorum. O (Kur'an), bütün için ancak bir uyarıdır."
Enam 90

"Hayır, öyle değil. O, hakkı getirmiş, (önceki) peygamberleri de tasdik etmiştir. Saffat 37

"Daha önce kıssalarını sana anlattığımız peygamberler gönderdik. (nice) peygamberler de gönderdik. Allah Mûsa ile de doğrudan konuştu."
Nisa 164

"(O peygamberleri) apaçık belgeler ve kitaplarla gönderdik. İnsanlara, kendilerine indirileni açıklaman ve onların da (üzerinde) düşünmeleri için sana bu Kur'an'ı indirdik." Nahl 44

"(Ey Muhammed!) Eğer seni yalanlıyorlarsa bil ki, onlardan öncekiler de peygamberlerini yalanlamışlardı. Oysa peygamberleri onlara apaçık delilleri, sahifeleri ve aydınlatıcı kitabı getirmişlerdi." Fatır 25

"Andolsun, senden önce de peygamberler gönderdik. Onlardan sana anlattıklarımız da var, "anlatmadıklarımız" da var...." Mümin 78

Peygamberlerin sayısı belirsizdir. Kitaplı peygamberlerden çok kitapsız peygamberler vardır. Peygamberler insandırlar ama içinde bulundukları geleneği yıkmak devrimci bir yaşama biçimini hakim kılmak için gelmişlerdir. Binlerce yıldır gelenler aynı şeyi farklı dillerde ve coğrafyalarda söylemiştir. Kuran kendini açıklayan bir eserdir. Uzun oldu ama son olarak şunu nakletmek isterim :

İşte sana da, emrimizle, bir ruh vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu, kullarımızdan dilediğimizi, kendisiyle doğru yola eriştireceğimiz bir nur yaptık. Şüphesiz ki sen doğru bir yola iletiyorsun; göklerdeki ve yerdeki her şeyin sahibi olan Allah'ın yoluna. İyi bilin ki, bütün işler sonunda Allah'a döner.
Şura 53

tatarwise  19 Eylül 2008 14:02  
bu yazıya puanı basanlar:

diğer blog yazıları