meczub'un köşesi...

blog'a geri dön

0 yorum var - 26 Mayıs 2008 13:32

biliyorum, daha bugün kalkıp türbanlıya kapalı mektup yazmışken, akşamında aynı konuya yönelik bir başka başlık açıyormuşum gibi algılanacak bu başlık, tutacağını bildiğim bir konuda iki kere âhkam kesmem gibi görünecek, demagoji yaptığımı düşündürecektir.

kimbilir, belki bu gerçeği dile getirmem bile aynı şekilde algılanacak.

ve ben bu yüzden bu entry'i erteleyebilirdim, bir gün iki gün üç hafta veyahut daha fazla.

ama farkeden birşey olmayacaktı.

sözlük'te türban tartışmaları azalsa da, artsa da, okul çıkışında türban takan o çocuklar okullarına gidip gelmeye devam edecekler, üstelik gittikçe artan sayılarıyla.

---------

önce basit bir tanım koyayım, olur da tedbirsizlik eder, sonradan unuturum : gelecek kuşağın nasıl yetiştiği konusunda ibretlik birer örnek olarak kullanılabilecek, masum çocuklar.

gözlemlemek adına özel bir çaba dahi sarfetmeden, eşimle birlikte gözlemlediğimiz kadarıyla 7-17 yaş grubuna mensup kız çocukları arasında "okul çıkışında türban takmak", tıpkı aynı marka bot giyme modası gibi gittikçe yayılıyor.

kırsal kesimde değil, bilakis, istanbul'un merkezindeki okullarda gördüğümüz bir gerçek bu.

ve bu başlıkla "özellikle" altını çizdiğim üzere bu çocuklar ortaokul öğrencileri bile değil, ilkokul çağındaki çocuklar.
yani, kandilli kız lisesi'nde okuyan kızların çıkışta başını kapatması başka birşey benim için.
buluğ çağlarına erdikleri için onlar hakkında çok da sarfedebilecek bir sözüm yok.
en fazla bir mektup gönderebildim onlara, ondan da bahsettim zaten bu entry'nin başında...

evet, potansiyel bir baba olarak gözüme çarptıkça içimi acıtan şey, 7 - 11 yaş arasındaki o kız çocuklarıdır.

daha ip atlamaktan, elinde taşla seksek oynamaktan, kokulu arı maya silgi'leri taşımaktan, cindy/barby bebeklerle oynamaktan başka birşey bilmeyen, bilmemesi gereken o kız çocuklarının hâlidir.

eskiden okul çıkışında önlüğün düğmelerini açılırdı, yaka çıkarılırdı, kravat gevşetilirdi ama yoktu o zamanlarda okul çıkışında türban takan çocuklar.

çocuklar, ne anlardı ki türbandan?!

peki bugünkü çocukları ayıran ne, bunu anlayamıyorum. ve şaşkınlığa düşüyorum bu yüzden, "okul çıkışında türban takan ilkokul öğrencileri"nı her görüşümde.

anlayamıyorum, nasıl ikna edildiğini o çocukların.

çantalarının bir köşesinde sakladıkları o örtüyü, o son zil çalar çalmaz takmaları gerektiğini bilinçaltlarına nasıl işlediklerini bilmiyorum.

çünkü o kızlar daha soyut düşünmeyi öğrenmemiştir, onlar bilmezler ahlakın, ahlaklı olanın, ahlaksızlığın ne olduğunu...

o kızlar en ileri birliktelik oyuncak bebeklerini filmlerde gördükleri gibi öpüştürmektir...

ve bunu kötü birşey olarak yapmazlar, maksatları bile çocukçadır, büyüklere özenirler...

entry elimin altında uzadıkça uzuyor, nereye varmak istediğimi bile bilmez oldum.

nasıl anlatayım, eğer birileri sekiz dokuz yaşında çocuğun saçının telinden tahrik oluyorsa gerçekten, bu sapıkları yarattığımız ve yaşattığımız için tanrı bizi tümden yoketmeli, türkiye'yi haritalardan silmelidir...

eğer öyle değilse ve anne babalar çocuklarını kocaman adamların saçlarından tahrik olduğuna inandırmayı başarabiliyor ve üstelik buna kendileri de inanıyorsa, onların akli dengesi kontrol edilmelidir...

üzgünüm, üslubum çok sert olmuş olabilir, onbeş yirmi yirmibeş yaşında bir "dişi"nin kendisini örtmesine karşı birşeyler düşünebilirim.
ama sübyan sözkonusu olunca gerçekten düşünemiyorum...

ve kalkıp birileri o küçücük çocukların beyinlerini, daha anlayamadıkları şeylerin korkusuyla doldurur, onların o küçücük beyinlerini zehirler/o beyinlere tecavüz ederken, kalkıp da orada burada "üniversitede türban"ın tartışılmasını da anlamıyorum...

önce o çocukların ellerinden fütursuzca (ç)alınan özgürlüğü ve içlerinde yetiştirilen korkuyu düşünün, ona bir çözüm bulun a dostlar!
(elsanin mecnunu, 04.02.2008 00:08)

http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=12476079

bu yazıya puanı basanlar:

diğer blog yazıları