meczub'un köşesi...

blog'a geri dön

3 yorum var - 20 Temmuz 2008 17:41

her ilk sigaranın ayrı bir hikayesi vardır, vardır ya, bu hikayelerin pek çoğu birbirine benzer.

tıpkı tüm tiryakilerin pek çok açıdan birbirine benzemesi gibi. hepsi o laneti bırakacaklarını söyler mesela.
bırakamamalarının temel nedeni sigaraya bağımlı olmaları değildir ama. onlar sigarayı severler, en çok da karizmasını.
şimdi yasak ama, eskiden vapurda, hele ki yağmur yağarken, açık terasta oturup sigara içmenin havası bir başkaydı mesela.
çayla sigara içmenin havası nostaljik de olsa ayrı bir güzel gelir insana pek çok kez. peki ya içki? içki dediğin şey sigarasız düşünülebilir mi? sigarayı içmeyen pek çok insan, içki masasında uzatılan bir dala tav olmuştur mesela.

boşa söylemiyorum bunca sözü, kendimden de biliyorum hepsini.

ben, ilk sigaramı 26 yaşında içtim.
durun durun, kızmayın hemen. çok mantıklı bir hikayesi var ilk sigaramın. o kadar mantıklı ki, siz bile kabul edilebilir bulacaksınız içme nedenimi, yemin ederim, ya da etmem, bilmiyorum.

evet, ne demiştim? ilk sigaramı 26 yaşında içtiğimi söylemiştim, değil mi? düzelteyim, ben ilk sigaramı 26 yaşında, karizmatik görünmek uğruna içtim. bakın, işte size gerçekten kabul edilebilir bir neden. 26 yaşında ve hala karizmatik görünmek için katetmesi gereken çok yolu olan bir adam ne yapacaktır ki başka? çaresizliğimi anlayın lütfen. kendinizi benim yerime koyun, 26 yaşında bir erkek, karşı cins üzerinde etkileyici bir imajı yok ve artık buna dur demek istiyor ve ilk sigarasını içiyor. daha doğal ne olabilir ki?

yeterli gelmedi mi? o zaman biraz daha açalım. ben ilk sigaramı 26 yaşımda, bir barda, karizmatik görünmek uğruna içtim. hatta daha da açıyorum : ben ilk sigaramı 26 yaşında, bir barda, önümde viski kola , karşı masadan bakan birkaç kız varken, karizmatik görünmek uğruna içtim.

evet, bu sefer ikna edeceğimi biliyordum sizi. sigara içen biriyseniz bilirsiniz ki viski sigarasız düşünülemez. robdöşambr ile düşünenlerimiz de çoktur ama onlar izlediğimiz filmlerin yan etkisi. bir barda üzerinize robdöşambr geçirip viski içmeye çalışırsanız döverler sizi, onu ancak evde yapabilirsiniz. yapabilmek için de gerek ve yeter koşulunuz bir puroyla, karizmanız karşısında apışıp kalacak bir kadındır. evinizdeyseniz, üzerinizde robdöşambrınız varsa, mutlaka viski ve puro tüketmelisiniz, başka yolu yok. bir de pencereden havuzda aphrodite zerafetiyle yüzen banu alkan'ınız olmalı, ama düşününce, o olmasa da olur. mümkünse o olmasın hatta, başka birini bulun. bilinçaltımıza işleyen bu zehirli klişelerden arındıralım zihnimizi ve bana odaklanalım yeniden. bakın, orada bir barda oturuyorum. masadayım, karşı masamda birkaç genç kız oturmakta. önümde viskim var, neyim eksik peki? beni daha karizmatik gösterecek bir sigara.

demem o ki a dostlar, o pozisyonda sigara içmemem düşünülemezdi. peki ya sigara nereden geldi? o zıkkımı da bana çantasını eve bırakmamı söyleyen ev arkadaşıma borçluyum. şansın eşşekçesi benimkisi de işte. arkadaşımın omuzdan askılı küçük çantası masanın üstünde, yanında viski var, karşı masada kızlar, çantada sigara.

açık söyleyeyim, o ortamda kim olursa olsun bir sigara yakar. ben de öyle yaptım.

yaptım da ne oldu?

düşünün bakalım, yapınca ne olur?

cevap basit, değil mi?

duman gözüme kaçtı.

evet, dostlar, ben ilk sigaramı 26 yaşımda, bir barda, önümde iski, karşı masamdan birkaç kız varken, karizmatik görünmek uğruna içtim ve dumanı gözüme kaçtı. ne olduğunu tahmin ediyorsunuzdur bence. ama yine de söyleyeyim, karizmatik görünmek için sigara içen ben, bir anda efkardan viski sigara tüketen bir adama döndüm. hayır, utancımdan söndüremiyorum da. elime yapıştı sanki mübarek. viskiden bir yudum alıyorum, sigaradan bir nefes çekiyorum, gözümden birkaç damla yaş döküyorum.

sonunda müdavimi olduğum o lanet barın garsonu gelip "ağbi bir şey mi oldu? sen sigara içmezdin?" sordu. ve kızlar, kendilerine bakıp bakıp viskisini yudumlayan bir de sessiz ve derinden ağlayan bu adamı daha fazla üzmemek için kalkıp gittiler.

demem o ki dostlar, ilk sıgara, dışarıda içilmesinin yıkıcı yan etkilerinin görülebildiği bir üründür. illa içilecekse laboratuvar ortamında kontrol altında denemeler yapılmalı, ustaların tutuş ve içiş biçemleri incelenip denenmelidir. ilk sigara denen şey dışarıda karizmatik görünmek uğruna içilip, sahip olunan potansiyel de mutlak sıfır'a indirilmemelidir.

illa ilk sigara ile karizmama karizma katacağım diye tutturan birey ise ıslak odun ile dövülmelidir.

ve mümkünse o ilk sigara hiç ama hiç içilmemelidir.

sigara sağlığa zararlıdır.

vallahi bak!

ben de bırakacağım aslında... şu yazı bir bitireyim... bu son!

İnsanın çevresine ve en önemlisi kendine, sigaraya karizma uğruna başladığını itiraf edebilmesi güzel tabi. Hatta çok güzel. Yazı da güzel. E öyleyse al sana puan.

Marjane  20 Temmuz 2008 17:50  

yazıdan sonra sigara yakasım geldi..
(oh bu ilk nefes dünyanın mutlu kadını yapmaya yetiyor be kardeşim)

BiraghLAN  20 Temmuz 2008 18:35  

Küçük kardeşim, bu hikaye sadece, bildiğin kurgu, yazılana bakarak çıkarımda bulunmamak gerek tabii..
Eşşekliğimden başladım ben, karizma uğruna değil, 26 yaşında hiç değil :)

----

Ben bu yorumu sigara içerken yazıyorum zaten.
Ama bu nefes beni mutlu erkek yapmaya yetmiyor be kardeşim!

elsanin mecnunu  20 Temmuz 2008 22:47  
bu yazıya puanı basanlar:

diğer blog yazıları