meczub'un köşesi...0 yorum var - 01 Ağustos 2008 12:47aramaya inanmayan yazar(mış). (iş bu vesileyle hatırlatılmalıdır ki, aslında müsveddeymiş demek gerekir ve müsvedde kelimesi hakaret etmek amacıyla değil, yazarlıkta ne kadar başarılı olduğunu tanımlamak amacıyla kullanılmış olur, ama yine de kullanmıyoruz.) misal, google'da arama yapsa, metallica yazsa, güngören yazsa, sonuçları incelese metallica konserinden çıkıp da orada burada patlamayı yeni haber aldığını ve çok üzüldüğünü yazan pek çok insana ait yazı bulacak. misalden misal, zahmet edip ekşi sözlük'ü açsa, (bakmayın siz, bilir onlar ekşi sözlük'ü) o metallica konserine katılan yazarların konserde sonra patlamaları öğrendiklerinde nasıl da morallerinin bozulduğunu öğrenecek. demek ki, insanların konserde kafalarını sallamaları, bu olayı öğrendiklerinde içlerinin acımasını engellemiyor, kapiş? ve dahi orada yüksek müzik ve koca bir kalabalığın içindeki o "türkiye'nin her tarafından 40 bin kişi"nin vahiy inmezse yada birileri haber vermezse patlamadan haberdar olması pek mümkün değildir bildiğim kadarıyla. yani "programın başlamasından 15 dakika önce, konserin verildiği yerden birkaç km ötede, yani güngören'de cesetler parçalandı; kol bacak havaya uçuştu. bu laik, ateist, agnostik, aczmendi müsveddelerinin de umurunda olmadı." derken dikkat etmek lazım. orada cep telefonlarını (muhtemelen) kapatan,kapatmasa da çaldığında duyma ihtimali çok da yüksek olmayan kalabalığı itham etmek ciddi bir gaftır. en başta, ali bulaç'ın sahneyi dramatize ederek, neredeyse eylemi ifşa edenlerle bir tuttuğu, o laik, ateist, agnostik, aczmendi müsveddelerinin değildir burada hata, organizatörlerindir. onlar orada eğleniyorlarsa, uyarılmadıkları içindir. bu o insanların duyarsızlığı değildir. ali bulaç'ın rastgele döşenmiş gibi duran kelimelerle yarattığı cümlelerin bize gösterdiği asıl şey, aslında onun o gençlere kin kusmak için vesile bulmaktan büyük bir zevk aldığı ve bu uğurda ölenleri kullanmaktan çekinmediğidir. "transa geçmiş vaziyette kafalarını sallamaya devam ettiler; tepindiler; kendilerine özgü ritüelleriyle satanizmden ödünç tapınmalar yaptılar." sözleri, güngören'le bağlantılı değildir aslında. güngören'de patlamalar olmasaydı ali bulaç o "ritüellerin" satanizmden ödünç tapınmalar olduğunu düşünmeyecek miydi yani? "içtiler, bağırdılar, gürültüyü bastıran gürültü cinsinden müzikleriyle" derken şarkı söylemeyi bağırmak, metal müziği de gürültüyü bastıran gürültü cinsinden müzik olarak betimlemesi de güngören'de ölenlerle mi ilgili? yoksa tesadüfen mi denk düştü o betimlemeler oraya? yada insanları provoke etmek, linç isteği yaratmak arzusu muydu bunu yaratan? üzgünüm kimse beni inandıramaz "istanbul semalarından arşa yükselen çığlıkları, bedenleri parçalanan masum insanların feryatlarını bastırmaya çalıştılar." sözlerinin arkasında saf duygular olduğuna! saf acının, saf kızgınlığın bunu söylettiğini kimse düşündüremez bana. çoğu 19 yaşının altında 40.000 insan orada toplanmış, yıllar önce satanist diye toplamaya çalışılan ağbi ve ablalarıyla kaynaşmış, habersiz bir şekilde eğleniyorlar diye ölenlerin günahı onların boynuna yıkılamaz. katiller biryerlerde saklanırken, günah keçisi ilan edilemez o çocuklar. ali bulaç ise kendi gözünde katilleri keşfetmiş bir adam edasıyla o çocukları hedef gösteremez. kardeşini o konsere göndermiş, o vahşeti televizyondan izlemiş, "konser alanının dışına da bomba konmuş mudur?" korkusuyla endişelenmiş ve 27 temmuz 2008 metallica istanbul konseri başlığındaki yazıların çoğunu okuyup patlamaları haber alanların duydukları üzüntünün konserden aldıkları zevki nasıl da bastırdığını görmüş bir insan olarak ben sesleniyorum kendisine : asıl sana yazıklar olsun! eğer bombacılardan sonra bir suçlu daha arasaydım, siyah kıyafetleri içindeki o temiz çocuklara kara çalmaya çalıştığın, onları hedef gösterdiğin ve bu agresif, kışkıtrıcı tavrınla ikilik yarattığın için o suçlu sen olurdun ali bulaç. sana ve senin gibilere yazıklar olsun! |