meczub'un köşesi...

blog'a geri dön

5 yorum var - 11 Ağustos 2008 20:55

bu nasıl bir anlayıştır, bu nasıl bir zihniyettir anlamıyorum.
ne yazık ki(!) hükümetimize mahsus bir görüştür bu.

tunceli bağımsız milletvekili `kamer genç` bir soru önergesi sunmuş.
bunu yanıtlayan devlet bakanı `said yazıcıoğlu` da islam'ın 14 asırlık tarihsel tecrübesinde cami ve mescitlerin belli bir mezhebin, meşrebin ya da inanç grubunun ibadet yeri olmadığını, camiye gelen, gelmeyen, namaz kılan, kılmayan bütün müslümanların ortak mabedi olarak varlığını sürdüregeldiğini söylemiş. yazıcıoğlu, şöyle buyurmuş : “islam tarihinin hiçbir döneminde kendisini islam içinde görüp de camiye alternatif başka bir ibadethane kuran mezhep ve tarikat olmadığı gibi, tasavvufi adap ve erkânın yürütüldüğü mekânlar da hiçbir zaman caminin alternatifi bir ibadethane olarak algılanmamış ve isimlendirilmemiştir.”

yazıcıoğlu, bununla kalmamış, diyanet işleri başkanlığı’nın kuruluş ve görevleri hakkında yasa’nın 1, 14, 18 ve 35. maddeleri tekke ve zaviyelerin kapatılmasına dair yasa’nın 1. maddesi ile bazı kisvelerin giyilemeyeceğine dair yasa’nın 3. maddesi uyarınca cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesinin olanaklı olmadığını savunmuş. ayrıca ankara 6. idare mahkemesi’nin cemevlerinin ibadethane sayılamayacağına ilişkin kararı bulunduğuna da dikkat çekmiş.

iş aleviler'in ibadethanesine gelince tekke ve zaviyeler'i hatırlayası tutmuş hükümetimize tek bir sözüm var : "`yürü bre hızır paşa`!"

umarım anlarlar.

cumhuriyet gazetesi'nde 5. sayfada geçiyor bu haber : http://www.cumhuriyet.com.tr/?xl=empopup&em=cumhuriyet/w/c0106.html
bir başka link de : http://www.habercem.com/haberdetay.asp?tarih=&Newsid=26556&Categoryid=1

belki bu görüşe dair (destekleyen/reddeden) birkaç açıklama daha bulurum diye google'a baktım, meğer üç yıl önce söylenmiş bunlar zaten.

--- `radikal` - 25.01.2005 ---

ankara - bir yandan alevilere pembe mesajlar gönderen diyanet işleri başkanlığı, bir yandan da yasakların sürmesi yolunda görüş bildiriyor. diyanet işleri başkanlığı, anayasa'nın 'inkılap kanunlarının korunması' başlıklı maddesinde zikredilen 'tekke ve zaviyelerin men ve ilgası kanunu'na göre 'cemevi' diye bir ibadethane açılamayacağını savundu. islam tarihinde, hanefi şafii, caferi gibi mezheplerle, mevlevi, kadiri ve bektaşi gibi tarikatlara mahsus 'cami ve mescit' dışında bir ibadethane mevcut olmadığını bildiren diyanet işleri'nin bu görüşü, sultanbeyli pir sultan abdal derneği başkanı sadegül çavuş'un cemevlerinin yasal statüsü hakkında bilgi istemesiyle açıklandı.

dedelik çelişkisi

diyanet'in 'cemevi restinde' bulunduğu bu açıklama, kısa süre önce radikal'e verdiği özel demeçte "aleviliğin 20 kurucu şahsiyetinin temel eserlerini hem de alevi dedelerimizle yayımlayacağız" diyen diyanet işleri başkanvekili `mehmet görmez` imzasını taşıyor. görmez, bu yazıda 'dedelik' unvanının da yasak olduğunu belirtiyor. diyanet'in bilgi isteyen vatandaşa iletilmek üzere istanbul valiliği'ne gönderdiği yazıda cemevi adıyla ibadethane açılmasının önüne bu kez inkılap yasaları engeli bulunduğu şöyle savunuluyor:
"anayasa'nın 'inkılap kanunlarının korunması' başlıklı 174. maddesinin 3. bendinde zikredilen 677 sayılı 'tekke ve zaviyelerle türbelerin seddine ve türbedarlık ile birtakım unvanların men ve ilgasına dair kanun' değiştirilmeksizin, kaldırılan tekke ve zaviyelerin ihyası anlamına gelebilecek, cem ayini icra etmek üzere cemevi tesis edilmesi anılan kanuna uygun değildir. nitekim söz konusu kanunla dervişlik, dedelik, babalık, çelebilik ve halifelik gibi unvan ve sıfatlar da kesinlikle yasaklanmıştır."

diyanet işleri başkanlığı'nın bugüne kadar mezhep, tarikat alevi-sünni ayırımı yapmadan müslümanlık üstkimliğinde herkesi içine alacak şekilde görevini sürdürdüğü savunulan açıklamaya şöyle devam edildi:

sadece cami-mescit: islam tarinde, hanefi, şafii, caferi gibi mezheplerle, mevlevi, kadiri ve bektaşi gibi tarikatlara mahsus 'cami ve mescit' dışında bir ibadethane mevcut değildir.

`cemevi diye bir şey yok`: din, tarihi ve bilimsel kabule göre de, islam'dan ayrı bir alevilik, bektaşilik dini, cami ve mescitten gayri 'cemevi' adında bir islam mabedi de bulunmamaktadır. müslüman olan alevi-bektaşi vatandaşlarımızın kuran'dan başka bir kutsal kitabı, hz. muhammed'den gayri bir peygamberi de yoktur. bu durum evliyasının, ulularının eserlerinde, nefeslerinde, şiirlerinde hep böyle ifade edilegelmiştir.

`ayrı mezhep çabaları manidar`: günümüzde bazı çevrelerin aleviliği islam dışı bir din, ayrı bir mezhep, ayrı bir kültür olarak gösterme çabaları, aleviliğin aslına ters düşen değerlendirmelerdir. alevi vatandaşlarımızın en önemli referansı olan hacı bektaşı veli'nin 'malakat' isimli eseri elimizdedir. bu eserde anlatılanlar islam'ın özüdür. alevi adı da sünni adı da bize sonradan verilmiş isimlerdir. halkımızın tamamı kuran-ı kerim'in ilke ve prensiplerine bağlı kişilerdir. binlerve yıl bir arada ve hiçbir problemi olmadan yaşamış bu milletin fertlerinin, yapay sorunlarla karşı karşıya getirilmek istenmesi üzerinde düşünülmesi ve gerekli analizlerin yapılması milli bir zarurettir.

http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=141335

--- `radikal` - 25.01.2005 ---

hatırlayanınız olur, bir anımda bahsetmiştim alevilik'in yoksayılışından : (bkz: alevilik yok hepimiz müslümanız)

--- `sabah` - 04.02.2005 ---

`çankaya'da cemevine izin yok`

diyanet, "`cemevlerinin mabet gibi gösterilmesi` `bilimsel kriterlere aykırı`" dedi.

türkiye cemevleri birliği'nin çankaya'da cemevi açma girişimi, diyanet görüşüyle engellendi. cemevleri birliği kurucu başkanı ali yıldırım, çankaya kaymakamlığı'ndan cemevi açmak için izin isteklerinin, içişleri bakanlığı kanalıyla diyanet'e sorulduğunu, diyanet'in olumsuz yanıtı üzerine reddedildiğini açıkladı, oysa ab'ye uyum çerçevesinde "ibadethane" açılabileceğini kaydetti. yıldırım, "cemevleri alevilerin inanç merkezidir. diyanet fetvalarıyla yok sayılamaz" diye konuştu. diyanet de bir açıklama yaparak, "aleviliğin islam içi inanç grubu olarak korunması gereken, vazgeçilmez bir zenginlik olduğunu" vurguladı ve şöyle dedi:

`birliğimizi zedeler`

"alevi-bektaşi kültür ve geleneğinde dergah, tekke, zaviye ve niyaz evi olarak tanımlanan bugünkü cemevlerinin ısrarla cami, kilise ve sinagog gibi birer mabet olarak gösterilmeye çalışılması tarihi tecrübeye ve bilimsel kriterlere aykırıdır. birliğimizi tehdit eden ayrıştırmaya zemin hazırlayıcı bir girişimdir." diyanet, aleviler'le olumlu ilişkilerin arttığını da belirtti, basının konuya duyarlı olmasını istedi.

http://arsiv.sabah.com.tr/2005/02/04/siy105.html

--- `sabah` 04.02.2005 ---

uzatmayacağım, hatırlatma olsun diye son bir bakınız vereyim : (bkz: cemevi/#11942179)

kimin büyükşehir belediye başkanı olduğu dönemde `karaca ahmet cemevi`'nin yıkılmasına yönelik girişimlerde bulunulduğunu unutmadık daha...

takiyye mi?
yok canım... olur mu öyle şey?!

bir başka hatırlatma daha : (bkz: türkiye de kültür tektir o da islamdır)

http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=cemevi+ni+tekke+olarak+gormek

sınıflandırma,bölme ve birbirine düşürme çabası
hiçbiri yeni şeyler değil

fushia  11 Ağustos 2008 20:59  

islamda cami diye bir yer yok ki
cami toplanma yeri anlamındadır tıpkı cem evi nin anlamı gibi
o zaman bu gerzek bakan hangi akla hizmet cami tek ibadet yeridir diyebiliyor ?

cem evleri için tekke diyebiliyor ise her birinin farklı bir tarikat tarafından kuşatıldığı cami görünümlü ticarethanelere ne demek lazım ???

altında dükkanlar üstünde cemaat yurtları
toplanan vergisiz paralar ???

KirmiziBaslikliKurt  11 Ağustos 2008 21:41  

Cemaatlere ait kaçan kuran kursları yıkılır, el kadar çocuklar ölürken bizim derdimiz bu işte.

Akp'nin Alevi açılımıymış...

Takiyye mi?
Yok canım...

elsanin mecnunu  11 Ağustos 2008 21:57  
bu yazıya puanı basanlar:

diğer blog yazıları